
yeni yaşımıza problemlerle girdik. bir hafta gibi uzunca bir süre kapalıydı site. ayağa kaldırmak için boş zamanım ise yoktu. bunun için sizden özür dilesem belki anlayışla karşılarsınız ama sorun sadece bu değil. daha fazlası var. ama hepsi için tek bir özür yeterli olur mu bilemiyorum.
Yukarıya “ÅŸimdilerde suskun” yazdığım ilk zamanlarda bile bu kadar ayrı kalmamıştım hiç blogumdan. biÅŸeyler karalamadan geçtiÄŸim bir ay bile olmamıştı hiç. ama ÅŸimdi…
fakat şu anda içinde bulunduğumuz durumun tek sebebi benim isteksizliğim değil. internetsiz günler geçiriyorum. çevrimdışıyım hayatta. bu seneye kadar her yıl yeni yaşında bloguma yeni temalar hazırlamıştım.
lakin bu sene yapamadım. belki bu temayı sevmiş, ona alışmış olmamla da alakası olabilir. ama istesem de geçen ay böyle bir iş için vaktim yoktu. yoğundum, telaşlıydım. bugünlerde ise günde iki film izleyecek, saatlerce uyuyup tembellik yapacak ve yeniden kitapların sayfalarını karıştıracak kadar boş vaktim var. tam olarak hayatımın kırılma noktalarından birisinin dolaylarındayım. bir bardak suya atılan kalemi düşünürsek, suya en yakın yerindeyim kalemin. önümde bir yol var ama ilerisini görmek zor. gözlerim kapalı ilerliyorum bir süredir. fırsat bulduğum bir anda daha detaylı anlatmaya çalışacağım tüm bunları.
yok
-
silentrebel
-
e-vren :)







