Uçurtma Bayramları


“Ne zaman sen gelsen, evimde hep bir bayram sabahı coşkusu yaşanıyor.” demiştim bir gün. Senin birisine bu tarz birşey söylediğin oldu mu bilmem ama eminim ki düşünmüşsündür. Çünkü bazen kapı çalar, birisi gelir. Uzun kaldığı da olur, hemen kalkıp gittiği de.. fakat daima bişeyleri değiştirir. Eğer yukarıda bahsettiğim gibi birisiyse o kapıyı çalan, ne mutlu size. Bizim oralarda şöyle bir söylem vardır: “Bugün zenginiz, misafirimiz var.” derler. Çünkü değer verdiğin insanlarla hoş zaman geçirmekten büyük zenginlik neredeyse yoktur.
Ben bayramların asıl güzelliğinin bu sebepten olduğunu düşünüyorum. Tüm güzel duygulara sevdiğimiz kişileri tekrardan görmek, beraber zaman geçirmek sebep oluyor. İbadet yapmak yada başka fonksiyonların getirdiği mutluluk ikinci plandadır bence. En azından benim için durum böyle. Çevremde sevdiğim insanlar varsa o gün bayramım, değilse hangi tarih olursa olsun sadece sıradan bir gündür.
Bayramın son günü akşamı el öpmekten helak olmuş, evin misafirlerle dolmuş-taşmış, aylardır görmediğin insanları iki günde görmüş, bol bol muhabbet etmiş, lafa söze doymuş bir halde odanda otururken anlarsın belki dediklerimi. Gitmek zorunda olanlar gidiş biletlerini aldıklarında fark edersin belki tüm bunları. Ama bir sonraki bayramın ne kadar uzakta olduğuna aldırmadan içindeki hasretin ateşiyle dört gözle beklersin yeni kavuşmaları. Kendi bayramlarını yaparsın belki, uçurtma bayramlarını…