sessiz muhabbetler

bodrumdaydım dun gece. bir zamanlar sabahlara kadar muhabbet edip hala da konuşacak şey bulabildiğim arkadaşlarımla beraberdim.aylar sonra ancak bu güne nasip oldu aynı ortamı kurmak. daha doğrusu aynı ortamı kurma cabasıydı bizimkisi.
ısrarla geçmiş tutkusundan, geçmişi ozlemekten vazgeçmemem bu günümü yaşamamı riske atıyo. sürekli bir kıyaslama cabasına girince insan yaşadığı şeyin tadını tam olarak alamıyor. bir zamanlar hayatın tadı çok güzeldi doğru ama şimdi de yeni tadına alışmalı onun. çünkü eski tadı verebilecek ne malzemeler kaldı elimizde ne de o yemek tarifleri. belki şu anda kendimiz için hazırladığımız hayat daha lezzetli, daha tatlı ama damak zevkini değiştirmek biraz zaman alıyo. dun gece bunları düşündüm. ve farkettim ki birzamanlar şen şakrak kahkahalar atıp kendi halimize güldüğümüz arkadaşlarımın hepsi kabuklarına çekilmişler. paylaşım devri artık bitmiş. bir zamanlar kendimize bile itiraf edemediğimiz şeyler dudaklardan dökülürken ve hem anlatan hem dinleyen muhabbetin nereye gideceğini bilmezken yaşadığımız duygu: kardeşlik!. artık “ne anlatayım ya? , işte bööle…” lerle yaşamını sürdürmeye karar vermiş. tükenmemiş eksilmemiş ama tarifi değişmiş, tadı değişmiş. hep merak etmişimdir bu hayattaki dönüşüm noktalarını. aradaki mesafeler artmaya başlayınca mı değişiyor herşey? yoksa çok özleyip kavuştuğunda aslında kendi hayallerine sarıldığını fark ettiğinde mi? belki de göremediğimiz başka şeylerdir bu dönüşüm noktaları. ya da bir süreçtir aksine. yoktur öyle bir nokta.
hayatı akışına bırakıyorm bazen. elimde dengemi sağlamama yardımcı olacak bir sopa olmadan metrelerce yüksekteki bir ipte yürüyorum mesela. ama altımda koruma ağım mutlaka oluyor. fakat dün gece gördüm ki organizator arkadaşlarım o ağları da çoktan kaldırmış. tamamen akışına hayat. ve plansızca yaşamak. görüyorum ki gene de tanrının sevgili kuluyuz. hiç plan yapmadan başladığımız o gece keyifsiz geçebilirdi belki ama sabah güneşi ortakentin üzerine doğduğunda ve siz horul horul uyurken yanımdaki şezlonglarda tekrar hak verdim ki bizi seven birisi mutlaka var. bizi seven birisi var ve bize hoş bir anıyı yani dün geceyi hediye etti. denizin sesi hala kulaklarımda ve uzaktaki bir ışık bana gidilecek aydınlık bir yolum olduğunu müjdeliyor. yapımda ve yayında emeği gecen herkese çok teşekkürler. carpe diemin a..na koymuşsunuz ama savrulmak kuru bir yaprak gibi ve de ezilmek ayak altında ne iyi dalda kalıp beklemekten ne de kahredici. +l+