pişmanım desem?

husnutahlilseni.jpg
Biliyorsunuzdur edebiyatımızda hüsn-i tahlil diye bir sanat var. Yani sebebi bilinen bir olayı gerçek sebebinden daha güzel bir sebebe bağlama. bir nevi gerçeği anlatırken onu süslemek, ona makyaj yapmak. Güzel ve zekice bir taktik olmasına rağmen bence nerde kullanılacağına dikkat edilmesi gereken birşey. Yani insanları kandırmak, yanlışları doğru gibi, haksızları haklı gibi göstermek için kullanılmamasına dikkat edilmesi gerek bana göre.
Ama böyle olmuyor nedense. kandırıyoruz kendimizi hep güzel benzetmeler yapmak uÄŸruna. yalancı tavırlarla herÅŸeyin aslında göründüğü gibi olmadığını göstermeye çalışıyoruz. Zaman zaman gözüme hep takılıyor böyle sözler-yazılar ama özellikle sigara konusundakiler daha bi dikkatimi çekiyor son zamanlarda. Sigaranın bir dost gibi, mutluluÄŸumuzu ve hüzünümüzü paylaÅŸtığımız bir kardeÅŸ gibi gösterildiÄŸi bu anlar acaip takılıyor kafama. Hiçkimse o filmlerdeki durmadan sigara yakan adamların tıkanırcasına nasıl öksürdüğünü, iki basamak çıktığında yada iki yüz metre koÅŸtuÄŸunda nasıl soluksuz kaldığından bahsetmiyor hiç. “Benim en iyi dostum içkim sigaram. onlar da terk ederdi olmasa param” yerine “sigaramın dumanına salsam saklasam seni” deniliyor hep.
Anlamadığım nokta ise şu: Acaba biz mi kandırılıyoruz. amaç bizim fikrimizi çelmekmidir yoksa kendi içlerinde bulundukları durumun çaresizliğini hüsn-i tahlille güzelleştirmekmidir? bunu çözemiyorum ama içinde bu durumu gördüğüm filmler, dinlediğim bir sürü şarkı, kaçınılmaz bir şekilde beni aynı şeyi düşünmeye itiyor.
Ne zaman olduÄŸunu tam olarak hatırlamıyorum ama bi emniyet görevlisinin konferansına gitmiÅŸtim eskiden. adam uyuÅŸturucu, sigara, alkol gibi ÅŸeylerden bahsediyordu. gösterdiÄŸi müptela, keÅŸ, bağımlı insanların fotoÄŸraflarıyla birlikte hikayeler anlatmııştı bize. bana uzak gelen ÅŸeyler olduÄŸu için çok fazla önemsememiÅŸ, dinlememiÅŸtim onun dediklerini. Ama bir sözü hala kulağımdadır kendisinin “bu bahsettiÄŸim maddelerin hiçbiri size yabancı birisi vasıtasıyla gelmez. hayatınızın içinden kiÅŸiler getirecek size bunları” demiÅŸti. benim için en önemli ve doÄŸru cümle bu olmuÅŸtu o 2-3 saatlik konferansta. adam haklıydı. hayatıma giren hiçbirÅŸey yabancı birisinin vasıtasıyla olmamıştı. ilk sigara içen arladaşım lisede olmuÅŸtu. ve bana ikram ettiÄŸinde bu tehlikenin çok yakınımda olduÄŸunu hissetmiÅŸtim. ama irademe güvendim ve o beni yanıltmadı. aslında iradem deÄŸil önyargılarımdı bana yardım eden. hem hayatın omuzlarıma binen yükünü hala bir oyun olarak algılıyordum. daha sonra ilk alkol alışımı ve sarhoÅŸ oluÅŸumu hatırlıyorum. o zaman da yanımda samimi arkadaÅŸlarım vardı. aşık bünyeme alkolün iyi geldiÄŸini keÅŸfetmemi saÄŸlamışlardı. ve kendi dışımda geliÅŸen sebepler itmiÅŸti beni bayılana kadar içmelere. onlar yüzünden kendimi kaybettim, onlar yüzünden periÅŸan oldum, hep onlar yüzünden sabahları içim yanarak uyadım ve mutfaÄŸa koÅŸtum (su içmek için).
sigarada ise herşey kendim içindi. kendi ruh sağlığım için, kendi takıntılarımın bana verdiği zaradan kaçmak içindi. Belki fazlasıyla duyarlı olmam bu duruma yöneltti beni. Bazı şeyleri kabul edemeyişim. daha önce beni koruyan takıntılarım bi baktım ki beni bitirmeye başlamıştı. Başarısız bir operasyonda hareket emrini vermiş ama kaybedeceği gerçeğini değiştirememiş bir lider gibi hissediyorum yaptığım tüm bu davranışlar aklıma gelince. Epeydir elimdeki bozuk parayla yönetiyorum zaten hayatımı. o yüzden herşeyin sebebi biraz da şans benim için. arkadaşlarımın sigarayı bırakmaları için onlara hiçbir yardımda bulunamamam ve kendi hayatımın her anını onları kurtarmaya çalıştığım şeyle süslemem gibi.
Bu dünyayı sevgi kurtaracak diyor bazıları ama bence bu da çok iyimser bi yaklaşım. Esas kurtuluşu aradıkları o sevgi bitire de bilir bu hayatımızı..
Herşey olduktan sonra yani: yıllıık 1300-1400 ytl sigaraya verdikten sonra, sabahları uyanır uyanmaz başucunuzdaki pakete atıltıkdan sonra, yemekten öne, yemekten sonra, yatmadan önce, uykunuz kaçtığında, ders aralarında, çifte okeyiniz olduğunda, sevişmenin akabinde aldığınız hazla, biranın yanında, ayrılık haberini aldığınızda özetle gününüzün her anında sarıldığınız sigaranızı bir çırpıda hayatınızdan çıkarmak başlama kararını vermek kadar kolay mı acaba? Sahip olduğunuz pakette son sigarayı görmekten nefret etmek, sigara içerken hıçkırık tutmasına ayar olmak, sigaranızı söndürmeden közünün düşmesinden endişelenmek, ellerinizdeki ve giysilerinizdeki tütün kokusundan rahatsız olmak, odanızdaki havasız ortama katlanmakta zorlanmak gibi takınılarınız yeter mi sizce bırakmaya?
gelin bırakalım şu hüsnü tahlil işini ve pişmanlığımızın ayrıdına varalım..

dipnot: bu bir yıldönümü yazısıdır.. bu bir piÅŸmanlık yazısıdır.. bu bir duman altı olmuÅŸ ruhlar yazısıdır…
8 Mayıs 08

blog comments powered by Disqus