One of your old favourite songs from way back when

Ablamın önerisiyle dinlediğim bu ilhan irem şarkısı bende garip bir his yarattı. Birçok hikayeyi taşıyabilme ve birçok anı – acılar, sevinçler, yaşanamamışlıklar – barındırabilme gücünü gördüm bu şarkıda. Hani geçmişe bir kapı arandığında bu işi üstlenebilecek en iyi eserlerden olabilir kanımca. Ben bunu kullanarak bugünüme çapa atıyorum. Belki başkalarının da atılmış çapalarının tozunu siler bu yazı. Geçmişi düşünüp gelecek hakkında yorum yapmak insanı bugününden sıyırıyo. Len bu değişimin ortasında benim işim ne? bi dursun şu dünya sonra ben çıkayım ortaya. Yoksa çok kötü savrulurum bu dönüşüm rüzgarında gibi geliyo insana. Zaten ilhan irem dinlerken bu duyguyu sürekli yaşıyo insan. Ki bizim çocukluğumuz her ne kadar ilhan irem dinleyerek geçmesede bişiler yaşıyorsak gençliğinde ilhan irem dinlemiş tayfayı hiç düşünemiyorum. Geçmişe saygılar. Gelecek ayağını denk al.

Ben Değilim
Yıllardan sonra
Bu akşam ilk defa
Anılar içinde
Başbaşayız seninle

Yıllanmış mektuplar
Sararmış resimler
Hepsi de birer birer
Gözyaşlarım gibiler

Dokunmayın bu akşam
Gözyaşıyla doluyum
Artık resimlerde kalmış
Bir sevdanın kuluyum

Hayır… ben değilim
Ben olamam yanındaki
Hayır… ben değilim
Yanıbaşındaki…

Böylesine dopdoluyken
Bugün gözlerim
Nasıl da gülmüşüm
Şu resimlerdeki gibi

İçimden geliyor,
Herşeyi yakıp yıkmak
Ne bir mektup, ne bir resim
Hiçbirşey bırakmamak

Bu akşam sana ait
Ne varsa yakacağım
Anılarla beraber
Ben de yok olacağım
İlhan İrem