Not: Hocam yardımcı olursanız sevinirim…

Evet arkadaşlar, bu yazıyı sizin haklı olma ihtimalinizi düşünerek (aslında tam bu sebepten dolayı değil) biraz geciktirdim ama görüyorum ki boşuna beklemişim. Üzgünüm ama bu yöntemin hiçbir işe yaramadığını deneme-yanılma yoluyla hepberaber keşfettik sanırım. Finaller boyunca arkadaşlarımla “Sınav kağıdına dipnot yazmanın final notumuz üzerindeki etkisi”ni tartıştık. Onlara göre: Sınav kağıtlarına yazılan biriki cümle – tabi yeterince acitasyon içeriyorsa- bizi birçok dersten geçirebilirdi. Ben bunu doğru bulmuyorum. Daha doğrusu gerekli bulmuyorum. Elbette yazmasını bilirsen bir not hayat kurtarabilir. Fakat bu varsayımda karşımızdaki kişinin kim olduğu çok önemli. Neymiş efendim “Hoca bize yardımcı olur, nasılsa o bizi seviyor” diyor arkadaşlarım. Ya o şahsiyet bizi sevseydi zaten bu kadar baba soru hazırlayıp soğuk bir kış sabahı bizi böylesine terletmezdi. Hocaların öğrenciye kin duymasını anlayamıyorum. Bi insan dersinden kalan öğrenci sayısıyla övünebilir mi ya? Bu tarz, işini sevmeyen ve bu memnuniyetsizliği konuyla alakası olmayan üçüncü şahıslara yansıtan insanlardan nefret ediyorum.

Neyse, arkadaşlarım kağıtlarını ne tarz insanların okuyacaklarını hiç umursamadan içlerindeki ümidin esiri olarak yaratıcı dipnotlar düştüler sınav kağıtlarına. Söylediklerine göre tek amaçları bir – iki puanla desten kalmaktan kurtulmaktı. Daha büyük bir beklentileri asla yoktu. Sona doğru düşününce bana da biraz mantıklı geldi bu iş. Olur da 58 – 59 la kalırım diye ben de yazdım bir sınavda ilk vize notumu “Sayın hocam, ilk vizem 55tir. Saygılarımla…” Ama dün öğrendim ki bu not hiçbir işe yaramamış. Tıpkı yazdıklarından çok ümitli olan diğer arkadaşlarımınkiler gibi. Sonuç: Yaptığımız dilencilikle kaldık. Çünkü hocalarımız sadaka vermek için fazla cimrilerdi.
Belki de hoca benim dipnotumu beğenmemiştir (sanki sınav kağıdım tammış gibi konuşuyorum dimi). Bu şartlarda edebiyatı kuvvetli olmayan. Duygu sömürüsü yapamayan üç notla derslerden kalmaya mahkum. Işte böyle bir dünyada yaşıyoruz. Bu çifte standardın yok edilmesi için sınav kağıtlarına önceki vize notlarımızı yazma kutucuğu konulmasını öneriyorum. Madem amaç sadece bir – iki puanla kalmanın önüne geçmek. En akıllı çözüm bu bence.
ayrıca öğrenci dediğin “zeki – çevik ve gururlu olmalı” gerekirse şerefiyle kalmayı bilmeli.
hiç dilenmeden…

  • ugur

    ya silentrebel bırak bu işleri bu notların faydasını tabi ki görüyoruz.mesela ben işletme ve makro iktisat derslerinden kagıda yazdıgım notun aynısın aldım ve 60 ort.ile gectım.demek ki hocalar o kadar da cımrı değillermiş onların cimri olmadıgı gibi bizde dilenci degılız tabi;)

  • ugur

    ya silentrebel bırak bu işleri bu notların faydasını tabi ki görüyoruz.mesela ben işletme ve makro iktisat derslerinden kagıda yazdıgım notun aynısın aldım ve 60 ort.ile gectım.demek ki hocalar o kadar da cımrı değillermiş onların cimri olmadıgı gibi bizde dilenci degılız tabi;)

  • http://www.mecaziyasam.com/ silentrebel

    Bütün sınav kağıtlarına (dipnot)yazıp yazmadığını merak ediyorum.
    Yazdıysan bu işlemin verimliliği nedir? %kaçtır?

  • http://www.mecaziyasam.com silentrebel

    Bütün sınav kağıtlarına (dipnot)yazıp yazmadığını merak ediyorum.
    Yazdıysan bu işlemin verimliliği nedir? %kaçtır?