Neden Blogluyorum [mim]


Cevap veremediğim ve geciktirdiğim mim paslarından birisi de Umut arkadaşımın gönderdiği. Mimin konusu neden blogladığımızı araştırıyor. Ben bu konuda daha önce birşeyler yazdığımı hatırlıyorum ama şimdi bulamadım o yazıyı. O yüzden yine kısaca bahsetmek istiyorum.
Aslında benim ilk başlardaki blog açma amacım beğendiğim şeyleri paylaşmak istememdi. (Tabi o zamanlar friendfeed yada lifestream araçları o kadar populer değildi.) Bizzat kendim yazmayı düşünmemiştim. çünkü günlük yazarken çok depresif olduğumu biliyor ve bu halimi başkalarıyla paylaşmamayı tercih ediyordum. Ama baktım ki ziyaret eden kişi sayısı çok az, kendi fikirlerimi de yazmaya başladım. Bazen üzüldüm, bazen sevindim, bazen kızdım ve eleştirdim ama hepsini de bu blogda okuyucularımla paylaştım. Çünkü paylaşmak güzel şey. Hele ki internet gibi büyük bir ortamda başkalarının tavsiyeleri, paylaşımları olmadan kaliteli içeriğe ulaşmak zaman alıyor. Bu yüzden insanlara tavsiyelerde bulunmak için blogumu kullandım ve başkalarını takip ederek de çok şeyler öğrendim-keşfettim. Sonra bir baktım ki blogculuk ciddi bir iş haline gelmiş ülkemizde. Toplantılar yapıldı, ödüller dağıtıldı, bloglar alternatif medya oldular. hatta zaman zaman gündemi oluşturdular. televizyonlarda görmeye başladık bazı blogcuları. ve bu gelişme sürecinde mecaziyasam’ın da hitleri ve pagerank değeri giderek arttı. güzel oldu belki ama yazmak da daha bi zor gelmeye başladı. bir de buna arkadaş çevremin, ablamın falan yazdıklarımı okumaya başlaması ve burda ne demek istedin, o ne, bu ne gibi soruları eklenince iyice sindim. çok net söylemek gerekirse artık tat vermiyor blog yazmak. lifestream işi bloga göre daha mantıklı geliyor artık bana. zaten amaç beğendiğin bişeyleri paylaşmaksa ki benim için öyle lifestream öncelikli tercih olmalı. çünkü blogculuk zaman ve emek isteyen bir iş.

Pas: Acaba barış abiye sorsak o da anlatırmı bize neden blogladığını?