mevsimsel hüzün

dün akşam dışarı çıktım. ilk önce serin bir hava yüzümü okşadı..
ve havada nem yoktu hiç. sıcaklık düşmüştü yalnızlık yükselmişti. havadaki yalnızlık oranı %75ti belki ama hissedilen yalnızlık %100 den bile fazlaydı. sokaklar neredeyse bi haftada tamamen boşalmışti. herzaman oturmaya yer bulamadığımız parklar rahatlamış, dondurmacı abilerimizin bazıları dükkanlarını erken kapatmışlardı. dedim mevsimsel yalnızlık bu olsa gerek. ve bi tesbitte bulundum… yaz mevsimi insanı dış dünyayla kaynaştırırken yeni kişilerle, yeni aşklarla, farklı topluluklarla samimi yaparken; kış mevsimi evimizdekilerle ailemizle, tanıdıklarımızla, dostlarımızla, daha çok iç dünyamızla kaynaştırıyor bizi. ve yılmaz erdoğan’ın dediği gibi bu bahar havası beni bir mevsimin acı gerçekleriyle yüzleştirdi bu hafta. yazı pek sevmememe rağmen acaip yalnız hissettim kendimi etraftaki yaz havasının sihirini göremeyince. ama istanbulda yağmur yağdığını duyunca da biraz teselli oldum. daha bizim bir iki dün de olsa vaktimiz var güzel havaları son kez içimize çeke çeke yaşamak için …