Mal Varlığım [mim]

ıvır-zıvır.jpg
bi süre yokum ben. eve gitme hazırlıkları yapıyorum şu anda. üç-beş dvd yazdım, bi kitap aldım elime, valizimi de topladım ama üzerimde bi mim pası vardı onu yazmadan gitmek olmaz tabi. bu yazıyı da yazdım mı olay tmmdır.
Oya‘dan beni zorlayan bir mim pası aldım geçen hafta. düşündüm, düşündüm.. sonra yazacak birşey bulamayınca bir daha düşündüm. konu basit aslında “mal varlığımız” ama ben tam olarak neye sahip olduğumu bilmiyorum şu anda. hep benim olsun diye bişeyleri toplamışım, elde etmeye çalışmışım ama sonra mecburen arkamda bırakıp onları yoluma devam etmişim. bu doğal bişey ama değil mi? insanın doyumsuzluğu ve hayat yarışı düşünülürse sürekli hedefleri değiştirmek başka şeylere sahip olmak için uğraşmak çok doğal olmalı.
mesela odamda birsürü eşya var. benim için değerli olan şeyler aslında onlar ama eve gittiğim zamanlarda yatağımdan başka birşeyi kullanmıyorum o odada. ağzı tıka basa dolu çekmecemde bile ne olduğunu hatırlamıyorum şu anda. ve artık gereksiz olan şeyleri atmak, yok etmek yerine unutmayı seçtiğim için sanırım bu kalabalık biraz da.
eğer daha belirgin şeyler yazmam gerekirse mal varlığım hakkında o da şöyle olur:
1-Ailem: bu çok önemli benim için. çünkü zaman geçtikçe daha iyi anlıyor ve saygı duyuyorum onlara. omuzlarındaki yük çok çok fazla. kolay değil bi aileyi oluşturmak. kolay değil bir çocuğu hayata hazırlamak. sonra ablam var tabi. hayatta yavaş yavaş kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan. yakın takipçisi olduğum daimi destekçim ablam.
2-beden sağlığım: şükredebileceğim şeylerden büyük öneme sahip bir diğeri de sağlığımdır kesinlikle. bunu hastanelerde anlar insan genelde ama ben öyle bi durumdayken not almıştım bir köşeye o yüzden kolay kolay unutmuyorum bunun önemini.
3-arkadaşlarım: bu maddeye inanmıyorum ya. çok düşündüm yazarken. benim için çok değerli şeylerimi(maddi-manevi) paylaştığım, ortak notlar yarattığım, haddinden fazla değer verdiğim arkadaşlarım var. ama bu bencil dünyada yalan bir sistem arkadaşlık. tek taraflı genelde. birçoğu işi düştüğünde hatırlıyorlar arkadaş olduğunuzu. telefon defterimdeki bir zamanlar en çok arayan numaralardan artık çağrı bile gelmediği gerçeği bunun en basit ispatıdır. tabi “onlar gerçek arkadaş değilmiş o zaman” deyip bu konuyu da kapatmak en kolayı.
4-sanal alemdeki silentrebel: sanal alemde yarattığım sanal bir kimliğim ve bu kimlik üzerinden yapılan işler var. ama onlara da tam olarak sahip değilim. çünkü hepsi telekoma yada hosting şirketlerine bağlı tüm internet üzerindeki çalışmalarım. kolayca yok edilebilir hayali şeyler hepsi. sahip olmaya değmez bile belki. belki de sahip olmak sözcüğünün kullanılamayacağı bir konu bu. blogum bu kategoriye giriyor.
5-film-müzik arşivim: bi de böyle bişeyim var benim. her gün de büyütüyorum onu ama büyüdükçe kullanışlığı azalıyor. hangisini dinleyeceğimi, hangisini izleyeceğimi seçemiyorum seçenek arttıkça. ama dj lik yada makinistlik yapmayı seven birisi olduğunda gerçekten işe yarıyor.
6-çantam ve içindekiler: sahip olduğum en somut şey bu. en rahat da bunu yazıyorum zaten. :=) şimdi benim özellikle yaz günlerinde ve yolculuk yaparken kullandığım bir çantam var. burhan altıntopun da varmış galiba aynısından-arkadaşlar öyle diyor-. bunu yanımda gezdirebildiğim için düşünmeden yazıyorum. içinde ne var şimdi bilmiyorum ama ne olursa olsun odamdakiler gibi arkamda bırakmayıp yanımda taşıyabileceğim için bu güzel bir sahiplik duygusu yaşatıyor insana. bundan sonra sahip olmak istediğim şeyleri onun içine koyayım da benim olduklarını tescilleyeyim bari. şimdi baktım da içinde de bişey yokmuş çantanın ha :=) yukarıda koydum resmini.

görüldüğü üzere ya çok fazla sahip olduğum bişeyim yok yada neye sahip olduğumun farkında değilim ben. 300ylt limitli kredi kartımı(kendisi maddi tek güvencemdir. babamı saymazsak tabi) yukarıdaki listeye dahil etmedim farkındaysanız. şimdi borç isteyen falan olur diye çekindim :=)

pas atmıyorum. çünkü paslarım hedefe ulaşmıyor. annadınız siz onu ;)