Küresel Isınma

Küresel Isınma
Dikkat! İklimimiz Değişiyor.
Fark etmişsinizdir, yazlar daha bir sıcak, yağışlar daha bir az. Ani hava değişiklikleri de gittikçe artmaya başladı. Peki, neden böyle oldu? Evet, ağız alışkanlığıyla hemen söyleriz ‘küresel ısınma’ işte, yapacak bir şey yok! Aslında var. Bunu birçok ülke kader olarak kabullenmek yerine, köklü önlemler alma zamanının geldiği görüşünde. Bu uğurda çeşitli bilimsel çalışmalar ve toplantılar yapılıyor, uluslararası kararlar alınıyor.

Özellikle sanayi devriminden sonra iklim sistemi üzerinde insan etkilerinin rolü gerçekten aşırı derece artmış durumda. Yine kent nüfuslarının ve fosil yakıt tüketiminin artmasını, biliminsanları bunun atmosfere salınan sera gazlarının artışına sebep olduğunu belirtiyorlar.
Ve buzulların erimesiyle de, dünyanın ortalama sıcaklığı 1,4 – 5,8 değerleri arasında artacağı
Öngörüsü de maalesef doğruluk kazanmış oluyor.

Neler Yapılıyor?
Böyle ciddi bir tehdit kapımızı çalarken, biliminsanları ve politikacılar bir şeyler yapmak konusunda ilk adımı 1979’da attılar. Dünya Meteoroloji Örgütü’nce düzenlenen 1. Dünya İklim Konferansı’nı diğerleri izledi ve 1997’de Kyoto’da yapılan Birleşmiş Milletler Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) Taraflar Konferansı’nda katılımcı ülkelerce bir protokol oluşturuldu. Bu protokole göre sera gazı salımlarını 2008-2012 döneminde 1990’daki düzeylerinin ortalama %5 altına indirmeyi kabul ettiler. İlginç olan, ABD’nin tüm dünyayı tehdit eden bu tehlikede payının büyük olmasına karşın, ülke çıkarlarına aykırı olduğu gerekçesiyle protokolü imzalamaya yanaşmaması. Tabi insanın aklına ABD neyi amaçlıyor? Gibi basit bir soru geliyor bu noktada. Cevabı da zaten o kadar zor değil, iki kelime yeter buna bence ‘Dünya Jandarmalığı’(hangi dünya jandarmalığı?) Burada ABD kendi kendine güzel bir paradoks yaratıyor aslında bu da ayrı bir konu… Bununla birlikte 2005’te Rusya Federasyonu’nun da taraf olmasıyla Kyoto protokolü yürürlüğe girmiş oldu. Birde Hükümetler arası İklim Değişimi Paneli var (IPCC). BU çalışmaların temelindeyse; dünyanın hangi bölgesinin iklim değişiminden nasıl etkilendiği, gelecekte nasıl etkileneceği ve alınabilecek önlemler bulunmaktadır.

Bir Senaryo…
Bütün bu taze bilgilerin ışığında bir kısa bilim-kurgu yaratayım size;
Yıl 2080, elimizde şemsiye, güneşin yakıcı ısısından korunmak için kendimize gölge yaratmaya çalışıyoruz, aynı zamanda birde ‘UV’ ışınlarından korunmak için özel tasarlanmış giysi ve gözlük takıyor olacağız. Bu arada Avrupa’nın birçok ülkesi sular altında kalmış,
göçler aşırı bir artış göstermiş olacak. Ya savaşlar? Büyük olasılıkla savaşlar su yüzünden olacak daha doğrusu temiz su. Temiz su olmadığı zamanda suyla bulaşan yeni hastalıkları öğrenmiş olacağız. İşte bendeki modele göre durum böyle olacak, peki sizce ne olacak?
O zamana kadar gelişen teknoloji, bizi bu durumdan kurtarabilecek mi ne dersiniz?

Kaynak: Bilim ve Teknik Dergisi/Aralık 2006/sayı 469.
Bu yazıyı bana ulaştıran Burak arkadaşıma teşekkür ediyorum.

Ayrıca küresel ısınmayı konu alan Uygunsuz Gerçek adlı filmin sitesine de buradan ulaşabilirsiniz.

  • diplomat85

    site yöneticisine yazımı yayınladığı için teşekkürler… kapak ve yazı güzel bir uyum sağlamış tebrikler! kolay gelsin

  • diplomat85

    site yöneticisine yazımı yayınladığı için teşekkürler… kapak ve yazı güzel bir uyum sağlamış tebrikler! kolay gelsin

  • silentrebel

    rica ederim. asıl ben bu yazıyı bana gönderdip dikkatimi bu yöne vermemi sağladığın için sana teşekkür ederim.

  • silentrebel

    rica ederim. asıl ben bu yazıyı bana gönderdip dikkatimi bu yöne vermemi sağladığın için sana teşekkür ederim.