Haziranda Ayrılık Zor


Fırsat buldukça günlük burç yorumunu okuyan, bunun için zaman ayırmaktan kendini alamayan arkadaÅŸlarım oldu. Kendi burçlarını okuduktan sonra benimkini de okumayı hiç ihmal etmediler saÄŸ olsunlar. Ama ben hiç inanamadım o burç yorumlarına. Önemseyemedim baÅŸkalarının benim hayatım üzerine bulunduÄŸu kehanetleri. O yüzden burçlara inanırmısın sorusunun cevabı benim için hep “hayır” olmuÅŸtur.
Fakat önemsediğim bir şey var. Aynı dönemde doğan insanların karakter yapılarının, zevklerinin, tavırlarının, hatta görünüşlerinin birbirine benzeyebileceğine inanıyorum. Bu yüzden günlük burç yorumlarını okumak yerine, balık kadınları nasıl olur, akrep kadınları nelerden hoşlanır gibi şeyleri araştırıyorum. Tavırlarına bakarak bir yengeçle başağı ayırt etmeye çalışıyorum insanların içinde dolaşırken.
Ve bu burçlarla ilgilenme merakı beni mevsimler ve aylar hakkında düşünmeye itiyor. Bir kovanın inatçı ve sert tavırlarının acaba doğduğu mevsimin çetin şartlarıyla alakası varmıdır diyorum. Eğer öyleyse yaz burcu olan yengeç çok uysal ve anlaşması kolay bir burç olmalı diyorum ve bakınca gerçekten de öyle. Aslında olay nasıl baktığınızla ve ne görmek istediğinizle de alakalı biraz ama doğdukları mevsimler ve burçları kesinlikle insanları birbirine bağlayan ve benzeten bir etken bana göre. Çünkü bu durum biraz da ayların kendi kaderlerini kişilere yansıtmasıyla ilgili. Her ayın bir kaderi var ve herkes de doğum tarihi hanesindeki ayın kaderinden bir parça alıyor. Olay bu kadar basit.
Ayların kaderi diyerek anlatmak istediÄŸim ÅŸey ise her yıl ÅŸaÅŸmadan aynı günlerde meydana gelen ve insan hayatının bir rutini haline gelen ÅŸeyler. Eski insanlar bu konuda daha güzel ÅŸeyler biliyorlar ve örnekleyebiliyorlar bu durumu ama ben de yine anlatmaya çalışayım size. Mesela cemre denen ve suya-havaya-topraÄŸa düştüğünde baharı getirdiÄŸine inanılan ÅŸeyler, ilk yediÄŸiniz karpuz, yaz düğünleri, yaz sonu pencerelerinizi kapatıp kapalı odada uyumaya çalıştığınız an, yeni okula baÅŸlayan bir çocuÄŸun stresli dönemi, mezun olup hemen tecilini bozduran öğrencilerin askere alındığı dönemler, kışlıkların paketlendikleri yerlerden günyüzüne çıkması, karda kayıp ilk kez kıçınızı incitmeniz, bazı önemli sınavlar… bunlar benim iki dakikada aklıma gelenler. Herbiri çok geniÅŸ kitleleri ilgilendiren bu tarz birsürü olay varken biz bunları ancak kendi başımıza geldiÄŸinde durup düşünüyoruz.
Bu haziran, fotoÄŸraftaki mezuniyet törenini izlerken ben yukarıda yazdıklarımı düşündüm oturduÄŸum tirübünde. Mümin abi acı konuÅŸma, ayrılıktan bahsedip üzme bizi diyor ama ben yine söylemeden geçemeyeceÄŸim düşündüklerimi. Bundan önceki 16 yıl boyunca da her haziran benim için ayrılık kokan bir ay olmuÅŸtu. Ama hiçbirisinin kokusu bu kadar keskin deÄŸildi. Yada ben duymamıştım. Durup düşünüp farkına varamamıştım. Bu mezuniyetlerin her sene birsürü öğrencinin canını sıkan ortak bir problem olduÄŸunu görmemiÅŸtim mesela. O törene ailesiyle katılıp yüzünde mezun olmanın haklı gururunu taşıyan öğrenciler vardı karşımda. Ama hüzünlü, yalnız, mezun olmanın mutlulugundan ziyade kaybettiÄŸi-kaybedeceÄŸi ÅŸeylerin üzüntüsüne odaklanmış kiÅŸilerin sayısı da hiç az deÄŸildi. Sonra çiftler gördüm birbirine sıkı sıkıya sarılan. Ilk kez karşı tarafın ailesiyle tanışmanın heyecanını yaÅŸayanlar da vardı… Ve daha benim göremediÄŸim o koca stadı dolduran gençlerin arasında bu durumu yaÅŸayan birsürü kiÅŸi olmalıydı. Her sene gerçekleÅŸen yüzlercesini, binlercesini aÄŸlatan bir seramoniydi bu mezuniyetler. EÄŸer bir mezuniyet törenine katıldıysanız bahsettiÄŸim kitlenin ne kadar büyük olduÄŸunu anlıyorsunuzdur. Herkes, yaÅŸadığımız sürece aÅŸamayacağımız uzak, mesafe yok diye teselli ederken kendini bu acımasız çark hiç durmadan dönmeye devam ediyordu. Sevgililer, sıkı dostlar ayrılıyordu ve haziran ayı buna suç ortağı oluyordu. Ikizler burcu bireyinin çeliÅŸkileri gibi hem mutlu ediyor hem üzüyordu. Bütün bunları ayların en kahpelerinden birisi olan haziran yapıyordu. Daha yazın başından bazı ÅŸeyleri soÄŸutuyor, söndürüyordu.
Birisi der haziranda ölmek zor, bir diğeri der haziranda ders çalışmak zor. Herkes gözüne batan yanını söyler durumun ama ben de bu sene diyorum ki: Haziranda ayrılmak da çok zor!

  • alba
    ikizler candır
  • Su grubu tercihimdir.
  • Diyecek çok ÅŸeyim yok. Sadece nefret ediyorum. Söylediklerinin hepsinden... Hazirandan da, ikizlerden de, ayrılıktan da, ayrı olmaktan da...
blog comments powered by Disqus