hayaller

yukarıdaki resimlerin hepsi birer ünlü ressamın yapıtı. ve çok değil en fazla beş-on yıl sonra samimi dostlarımdan birisinin evinin duvarlarını süsleyecekler. bazısı salonda, bazısı ise mutfakta durup eve gelen misafirlere selam verecekler. hele biraz da sanattan anlayan kişilerse bunlar muhabbetin her açmaza girdiği, yapılan konuşmalardan her sıkıldıkları anda bu tablolarla gözgöze gelecekler. ve belki de ressamın tablosunda neyi anlatmak istediği, tablonun onlara ne çağrıştırdığı, renklerin nasıl da uyumlu bir şekilde kullanıldığı konusunda kendi kendilerine düşünmekden edemeyecekler. demek ki pembe panjurlu ev misali herkes geleceği ile ilgili hayalleri-planları oluşturmaya başlamış bile. bana yarınım için bile plan yapmak zor geliyor şu aşamada. üstelik tablolara gelene kadar da daha büyük şeyler var tasarlamam gereken. muhtemelen bunlar mutluluğun ve parmağa takılan bir yüzüğün sonucunda ortaya çıkan hayaller olsa gerek. sanırım ilk vizeyi geçer geçmez benim de elimde bir düzine hayalle devam etmem lazım yoluma fakat daha sınavımı ne zaman vereceğimi bilmiyorum. çalışmıyorum açıkçası ama ne başarısızlıktan ne de kaybetmekten korkar oldum bu aralar. sanatla ilgilenen değişik beğenileri olan arkadaşlarımı çok seviyorum ama ben gerçeklerle o kadar meşgulum ki hayallerimin peşinden kendimi sanata bırakmak için önce zihnimi özgürleştirmem :=) gerek sanırım.
dipnot: fotoğrafı herzaman resime tercih etmişimdir. üzgünüm ressam arkadaşlar.