gittiğin yağmurla ..

hayatıma giren en değerli insanlardan birisi. arkadaşım, kardeşim, sırdaşım…
gerçek dostum. Herkesten bir parça olan blogumda senin olmamanın haksızlık olacağını düşündüm ve bu gidişin arkasındaki sessizlik sana yazı yazmam için en uygun ortam, ve en uygun zaman olacağı da bu düşüncelerime dahil. Yanılmıyorsam bugun terk eyledin şirin meqanımızı. Şu noktada önünde çok uzun bir yol var. Hatta birden fazla, sonunun nereye vardığını bilmediğin yollar sıralı önünde. Bu bilinmezlik korkutmasın seni çünkü varılacak yer kadar yapılan yolculuklar da önemlidir. Endişelenmektense tadını çıkarmaya bak. Senin en doğrusunu, kendine yakışanı yapacağına inancım o kadar fazla ki bu konuları hiç düşünmüyroum ben.
En kötü alışkanlığımız olan alışmak bazen de tek kurtarıcımız oluyor. Bak ne güzel yanyanayken aramıza mesafeler girdi. Sana alıştığım için zor geldi bana bunlar ama şimdi de yokluğuna alışacağım. Herşey bu kadar basit. En kötü duyguya bile alışabiliyor insan sadece zaman gerekiyor bunun gerçekleşmesi için. Birazcık zaman…

Ateşsin sen. Her ne kadar fark etmesen de benim gördüğüm en enterasan ateşsin. Yakmayan hiç kimseye zararı olmayan bir ateş. Yakmayan ama aynı zamanda üşümüş yürekleri sıcacık tutan, kutuplarda olsan dahi insanın üzerine sıcacık bir yorgan gibi serilen bir ateşsin sen. Ilıtan, şevkatli ama asla yakmayan. Hiçbir çakmağın, hiçbir kibritin yakamayacağı gibi hiçbir rüzgarında söndürme gücü olmayanlardansın sen. (sadece fırtınalar istisna sende) Ve aynı zamanda kızılsın sen. Ama Gökkuşağındaki kızıldan değil. Tarifsiz bir kızılsın sen sadece ateş olmanla bağlantılı olabilir bu kızıllık. Hani karanlık gecede yanan bir mum alevi rüzgarla dalgalanır ya. Odaya yayar kokusunu ve kızıllığını. Ve hiç durmaz olduğu gibi. Daima değiştirir oradaki ambiansı. Bazen gülümser içinde bulunduğunuz ortam size. Bazen de içine alıp yok etmek ister sizi. Bunların hepsi bir kızıl içindedir. Yıllar önce -dünyanın kor halinde bir ateştopu olduğu günlerdeki- heryerde olan bu “ateş kızılı” sadece senin rengindir artık. ve rüzgara karşı yaşam savaşı veren bir mumun. Bu renk ve bu ateş tanrının mucizesi-en güzel hediyesi.

Dostum.. Bugune kadar yanımda olduğun için sağ ol. Üzdüysem, kırdıysam affola. Bildiğin şeyleri buradan tekrar söylemenin anlamı yok sanırım. Bu bir veda havası. Eksik kalmaya tahammülüm yok bilirsin. Yani aynı zamanda kendimi tamamlama çabam bu. Arkandan bakıyorum şu anda ve ellerim havada. Bi daha görüşene kadar da bilki gözlerim yolda. :) t.c.

Ve bir şiir senin için…

GİTME KAL

Batan güneşe doğru
Sürerken atımı
‘Gitme kal’
Demeni bekliyorum
Ama yalnızca
Rüzgar çekiştiriyor
atkımı…


sunay akın

  • kızıl

    benım için çok degerli…

  • kızıl

    benım için çok degerli…

  • meltem çuhadar

    bu yazıyı okumak..nebiliyim seviyorum bunu okumayı

  • meltem çuhadar

    bu yazıyı okumak..nebiliyim seviyorum bunu okumayı