bugun de ölmedim anne!

Demek gidiyorsun
sessizce akıp geçiyorsun gönlümün sahilinden
bu şehir denizini de kaybediyor mavisini de
kudurmuş dalgaların narası
martıların çığlığı düğümleniyor boğazıma
ve Eylül rengi bir hasret birikiyor içimde…

demek gidiyorsun
dalga dalga kopuyorsun yüreğimden
sessiz bir gemi demir atıyor kıyılarıma
senin kaybetmenin korkusu gözlerimde
çaresizlik tokat gibi iniyor yüzüme
yıldız yıldız sönüyorum
ve yapayalnızım denizler dolusu kederimle…

varsın güneş doğsun bana ne bundan
şimdi hüzün işgalinde yüreğim
kan kırmızı sisler inmiş gecelerime
kulaklarımda karanlığın uğultusu
içimde dört duvar hasret
tetikte bir aşkın son mermisi gibiyim…

Huzur sözcüğünün zıddı olan kelime neyse ona armağan ediyorum bu şiiri.
ve yaşadığım tek duygu bu. adı bile konmamış henüz.
patlayan bir volkanın altında kalan dinazor, yani ben…
umutluyum dünyadan. çünkü depremler yerkabuklarındaki çatlakları doldurur.
dinmeyecek fırtına yoktur yeryüzünde.
elbette kişi savrulur ama fırtınadan sonra yükselen güneş her nerede olursa olsun yaşamak için bir sebeptir.