Bugun, Cumhuriyetimizin 83. kuruluş yıldönümü.

Evet koskoca seksenüç yıllık bir macera. Bazı şeyler yaşamadan anlaşılmaz. Sanırım savaş da böyle bişey. Biz yeni nesil olarak hiçbir savaşın içinde bulunmadık. Ve vatanımızın ne kadar zor şartlarda kazanıldığını ancak kitaplardan öğrenebildik. Ve maalesef sonunda not kaygısıyla yapılan birçok şey gibi çoğumuz tarih derslerini de benimsemedi. Hatta sınavda çıkacağı için okunması şart koşulan “Şu Çılgın Türkler” kitabı çevremdeki bazıları tarafından okunmayıp özetlerine başvuruldu. Gördüğümüz gibi dedelerimizin kanını dökerek yazdığı tarihi okumak bize zor geliyor. Saatlerimizi yabancı kültürler, yabancı kahramanları öğrenmek uğruna harcarken kendimize zaman ayırmak zor geliyor. Sebep aramaya gerek yok. Çünkü çözüm çok basit. Herkes biraz kalbini dinlediğinde içinden gelen o sesi duyacaktır. Doğrunun sesini. Neyse demek istiyorum ki acaba bir zamanlar çok kötü şartlar içinde zafer kazanan bu millet acaba şimdi (kısmen çok çok iyi bir zamanda) ne yapar? Farkına varıp vatanının önemine, onun uğruna canını vermeye razı olur mu? Yoksa vatanını başkalarına peşkeş çekip, kendi özünü kötüleyip, başkasının gözüne girme çabasına mı düşer? Ve gözüne girdiği adamların yanında üvey evlat olarak yaşama hayalleri kurarken yüzüne kapanan kapıları görünce (yani artık çok geç olunca) acaba kullanıldığını anlar mı? Demem o ki günümüzde gereksiz se söndürülmesi gereken bir olgu varken ülkemizde neden hiç kimse sesini çıkarmıyor? Neden herkes yüzünde maskelerle geziyor? Ve neden yöneticilerimiz bizi saf yerine koyuyor? Bunları düşünüyorum bu gün. Ne geçmişi yorumlayabilen, ne de gelecek hakkında öngörüde bulunabilen özenti gençliğimize acıyarak gülüyorum. Ama elbet böyle gitmez. Hiç bir bir ampulün altında bu kadar karanlıkta kaldığımı hatırlamıyorum. Ve yıldızlara doğru umutla bakıyorum. Çünkü tam olark göremesem de orada olduklarını biliyorum.

“Bir ilk çağ insanı icat ederken ilk ateşi
Bir başkası bir yanda tekerlek yaratırken,
Üçücü bir adam durup bakıyor,
O ilk ateşle yakmak istiyordu ilk tekerleği”
Evet, acı ama hakikat bu işte!

Talat.S. Hamlan

Cumhuriyetin 83`üncü Yılında Çağdaşlaşmanın Neresindeyiz?