“Ve bir gün,yakın bir arkadaşımın ağabeyinin superpose av tüfeğini alıp civardaki en yüksek binanın çatısına çıktım.Helikopterlerin tepesine inebildiği gökdelenlerden birisiydi.Fişeği yerleştirip gökyüzüne kaldırdım namluyu.Dürbünden bulutları gördüm.Bir ara,bulutlar bir surata benzedi.Keskin bakışlı bir yüz çizdi havada.İki devasa göz oldu,uçuşan beyaz ve gri bulutlar…Tereddüt etmedim.O iki gözün arasına yolladım silahın içindeki bütün nefretimi ve korkumu.Yapacaklarımdan korktuğum için beni sürekli izleyeni öldürdüm.Görmesin yeryüzündeki en insanlıkdışı insanı diye.Her şeyi bileni öldürüp yalnız kaldım.Tüfek patladı.Bulutlar hareketlendi.Gözler şekilsizleşti.Surat yok oldu.Ve Tanrı’nın kanı aktı.Üç gün yağmur yağdı.Ben,benim hayatımı bileni yok ettim.
Geriye kaldı milyarlarca Tanrı!”
bu kadar kolay mı tanrıyı yok etmek?
-
apontica
-
apontica







