
eveeet dün doÄŸum günümdü benim vee aynen bi önceki postumda yazdığım gibi gerçekleÅŸti olay. bu sene de istediÄŸim gibi olmadı doÄŸum günüm. yani çok şükür herhangi bir kötü yanı yoktu ama iki ay öncesinden yaptığımız planları akademik takvimimizin saçmalığı suya düşürdü. oysa bi arkadaşımıza hazırladığımız doÄŸum günü kutlamasında oldukça samimi açıklamalarda bulunmuÅŸ, “ÅŸu ortamı benim d.günümde de yapın söz size zırıl zırıl aÄŸlıcam” demiÅŸtim. tabi o gece suratıma kocaman bir pasta yemiÅŸ olduÄŸum için sözkonusu video’yu buraya koyamıyorum. diyeceÄŸim o ki doÄŸum günümü aynen ÅŸu twitte söylediÄŸim gibi geçirdim. Bu yazının devamını oku »
hayata bulaşmasam da bugünlerde yine yapılması gereken önemli şeyler oluyor. benim boşaltmaya çalıştığım ajandam mutlaka bişeylerle doluyor. bunlar mutluluk kaynağı olabilecek olaylarken ben üzerime düşen vazifeyi yapamadığımdan daha çok eksiklik-can sıkıntısı falan oluyor benim için.
15 temmuz’da yani iki-üç gün önce kuzenim evlendi. ama ben malesef onun bu mutlu gününde yanında bulunamadım. çünkü benim problemim bütün önemli günlerin üst-üste çakışması hayatımda. bir ay bi aksiyon olmuyor, sonra herÅŸey-bütün koÅŸturma bir haftaya sıkışıyor. bunda benim herÅŸeyi son güne bırakmamın etkisi olduÄŸu gibi bi parça da kaderimin ve diÄŸer tanıdıklarımın yaptığı programların dengeziliÄŸi etkili. hocaların bitmek bilmez istekleri ve yoÄŸun yaz okulu programından dolayı kesinlikle olmam gereken bu düğünde bulunamadım. aslında hiçkimsenin benim eksikliÄŸime çok fazla takılmamış olması içimi rahatlatıyor ama daha sonra yapılacak tripleri düşününce ise tekrardan canım sıkılıyor. aynı ÅŸekilde vizeler, ve gelmesi muhtemel ziyaretçilerimden dolayı doÄŸumgünümü de gönlümce kutlayamayacağım pazar günü ama hayat devam ediyor. zaman zaman bir koÅŸturmaca içinde olsada.

baktım da ÅŸimdi son postumdan beri 20 gün falan geçmiÅŸ. nerelerdeydim diye soracak olan olursa da zaten tahmine tmiÅŸ olabileceÄŸiniz gibi “tatil” diyeceÄŸim. ama yukarıdaki fotodan da anlaşılacağı gibi deniz, kum, kızlar, barlar falan deÄŸil. tarladan tarlaya gitgel yaparak geçirdim bir haftalık tatilimi. tabi abartıyorum yine. aslında köyde sıkılmakla meÅŸguldüm geçen hafta özetle. ÅŸimdi yaz okulu için buraya geldim ama bu sıcakta okula gitmek de en az tarlada çalışmak kadar bunaltıcı. allahtan klimayı icat etmiÅŸler diye dua ediyorum ÅŸu yaz okulu zamanları. hiçbiÅŸey yapılcak gibi deÄŸil bu havalarda. benim de yazasım falan gelmiyo. hem kafam da rahat. moralimi bozmak için bile enerjim yok. hele bugun sabahtan beri okulda olduÄŸumu düşününce bu yazıyı bile nası yazıyorum ÅŸaşırdım ÅŸimdi. allah düşmanımı yaz okuluna bırakmasın. kafamda biÅŸeyler tasarlamıştım evdeyken yazmak için ama ÅŸimdi unuttum. ÅŸimdilik ÅŸu postu bi atayım da du bakalım gerisi gelecek mi…

bi süre yokum ben. eve gitme hazırlıkları yapıyorum şu anda. üç-beş dvd yazdım, bi kitap aldım elime, valizimi de topladım ama üzerimde bi mim pası vardı onu yazmadan gitmek olmaz tabi. bu yazıyı da yazdım mı olay tmmdır.
Oya‘dan beni zorlayan bir mim pası aldım geçen hafta. düşündüm, düşündüm.. sonra yazacak birÅŸey bulamayınca bir daha düşündüm. konu basit aslında “mal varlığımız” ama ben tam olarak neye sahip olduÄŸumu bilmiyorum ÅŸu anda. hep benim olsun diye biÅŸeyleri toplamışım, elde etmeye çalışmışım ama sonra mecburen arkamda bırakıp onları yoluma devam etmiÅŸim. bu doÄŸal biÅŸey ama deÄŸil mi? insanın doyumsuzluÄŸu ve hayat yarışı düşünülürse sürekli hedefleri deÄŸiÅŸtirmek baÅŸka ÅŸeylere sahip olmak için uÄŸraÅŸmak çok doÄŸal olmalı.
mesela odamda birsürü eÅŸya var. benim için deÄŸerli olan ÅŸeyler aslında onlar ama eve gittiÄŸim zamanlarda yatağımdan baÅŸka birÅŸeyi kullanmıyorum o odada. aÄŸzı tıka basa dolu çekmecemde bile ne olduÄŸunu hatırlamıyorum ÅŸu anda. ve artık gereksiz olan ÅŸeyleri atmak, yok etmek yerine unutmayı seçtiÄŸim için sanırım bu kalabalık biraz da. Bu yazının devamını oku »
bir haftadan beri NETSIS uzmanlık sınavı için uÄŸraÅŸtım. herkesler gitti. ben salak gibi tek başıma oyalanıyorum buralarda. hazır kalmışken de faydalı biÅŸeyler yapayım dedim. aldım arkadaÅŸlardan vekaletleri. ve cümle alemin yaz okulu kaydını yapma görevini üstlendim. garibime giden ise karşıma çıkan insanların-görevlilerin “sanki tek yaz okuluna kalan benmiÅŸim yada onlar bu iÅŸi ilk kez yapıyorlarmış” gibi hissettirmeleriydi bana. hiçkimse söylediÄŸi hiçbirÅŸeyden emin deÄŸil. gittim öğrenci iÅŸlerine aldım bi form doldurdum. dediler “bu ders kodları olmaz yaz okulu için baÅŸka ders kodu belirledik biz”. düzelttim yanlışlarımı. kaç para yatıracağız diye sordum “ders fiyatları deÄŸiÅŸti” diyorlar ama kaç para olduÄŸunu bilmiyorlar. zaten hava sıcak. zaten bi haftadan beri konuÅŸmaya konuÅŸmaya iletiÅŸim kurmayı unutmuÅŸum. zaten bu koÅŸullar alında hiçbiÅŸey tat vermiyor. içimden “fuck you people” deyip geldim evime. yarın bi daha gideyim bakalım ne dicekler.

Nasıl da inceden işleyen bir sızıdır, bu zulümlü gece.
Oysa daha dün, simsiyah bir gül görkemiydi yüzün.
Seher sabahını sırtlardı dağbaşı omuzların,
bakışların süzülürdü gözlerinin buğulu şafağından.
Ne de alazdı çiğ düşmüş dudaklarının açılışı.
Çatılan gövdelerimiz tutuşur, karanlığı yakardık.
Neylersem rakının dünkü tadı yok,mumlar dudağın kızılı yanmıyor.
Unutulmak en büyük kötülüktür. Hunharca öldürüyor adamı…
Ah! yıldızlar orada kaldı gözlerinde doğan yıldızlar…
Düşlerimin gök mavisi karardı.
Körüm kör, gel de senden kalanları gör…
Yapraklarını bile tutamayan, güz dalları ellerim…
Bu yazının devamını oku »
bazen kavramlar, renkler, duygular, günler, çoraplar karışabiliyor.
hayatın bugları bunlar. gözden kaçırılmış ufak hatalar.
ama olmaması gereken doğru ile yanlışın karışması.
Bu yazının devamını oku »

bir aydan beri dünyanın neresinde olduğumu unutmuş vaziyetteydim. 2vize1final olayı eğer finalsiz geçemiyorsanız çok kötü bişey. sürekli sınav oluyor çünkü. zaten sevmiyorum sınav haflarını. ömrümden çalıyorlar. hadi test olsa yine işaretleniyo da klasik sınavlarda herşey birbirine giriyo.
yani özetle yorucu bi ay geçirdim ve az daha olsa çıldırıcaktım. şükürler olsun ki sağ-salim bitirdik. şimdi sonuçları beklicez. görmek istemiyorum gelecek notları ama bakalım hangi hocalar ittirecek arkamdan.(geçmem için)
aslında döndüğümde ilk yazımda şöyle diyecektim :”kusmak istiyorum. çevremdeki herÅŸeyin ve herkesin üzerine kusmak istiyorum”. Bu uur kardeÅŸimin yaptığı biÅŸeydir normalde. hoÅŸlanmadığı kiÅŸinin, palavra atanların üzerine kusar. kimseye tahammül edemediÄŸi zamanlar (özellikle sarhoÅŸken) hiç acımaz kusar geçer. bende öyle oldum. hiçbiÅŸeye tahammülüm kalmamıştı artık ama bugün böyle deÄŸilim. Bu yazının devamını oku »





Son Yorumlar..