Öncelikle başlık hakkında bir söz söylemek istiyorum. Başlığın bir kitap isminden çakma/çalma gibi göründüğünün farkındayım ama olaya uygun olduğu için kullanmaktan çekinmedim. Ama Fetoyla alakam olmadığının da altını çizip yazıma geçiyorum.
Bu aralar normal insanlar gibi davranmayı biraz unuttum istemeyerek. Uyku başta olmak üzere yemek, arkadaş çevresi, okul, kısacası hayat tarzım anormalleşiyor geçen senelerdeki gibi. Ama bütün bunlar olurken de sürekli bloga yazacak bişeyler düşünüyorum. Sonunu getirip yayınlayamıyorum ama sürekli tasarlıyorum kafamda. Sanırım yavaştan yeni bir takıntı oluyor bende bu blog. ve bu takıntılar canımı sıkıyor.
Okulun ilk gününden beri de bu yazıyı düşünüyorum-tasarlıyorum örneÄŸin. ArkadaÅŸlığın, Kankalığın insanlara yüklediÄŸi sorumluluklar hakkında biÅŸeyler düşünüyorum yani. Bu konu ise ÅŸurdan aklıma geldi: Okulun ilk günü arkadaÅŸlarla selamlaşıyoruz. Herkes uzun bir tatilden sonra özlemiÅŸ birbirini. Muhabbetler havada uçuÅŸuyor. Çok sevdiÄŸim arkadaÅŸlarımdan birisini görüyorum bu esnada. Hemen sarılıp halini hatrını soruyorum ama sarılmadan önce yüzüne-gözlerine bakarken sanki bi kırıklık farkediyorum. HerÅŸey normal olmasına raÄŸmen hatta espriler yapılmasına raÄŸmen ortada bi gariplik olduÄŸunu anlyıorum. Bi koku alıyorum ortamda. Vodka kokusu ile bastırılmaya çalışılmış bir hüzün iÅŸliyor zihnime. Okulun ilk gününe sarhoÅŸ gelinmesini garipsediÄŸimden deÄŸil arkadaşımın gözlerinden, tavırlarından anlıyorum aslında olayı. Korkarak soruyorum bi tenhada. Ve en korktuÄŸum cevabı alıyorum. Hatta daha da kötüsünü. Ayrılık denen ÅŸeyin kasveti ile ne söyleyeceÄŸimi – söylemem gerektiÄŸini unutuyorum. Bu durumlarda konuÅŸamamam da en çok “arkadaÅŸlığın fizikteki birleÅŸik kaplara benzediÄŸini” düşünmemden dolayı zor geliyor. Bana göre beraber gülünüyorsa beraber de aÄŸlanmalı. Iyi gün dostu olmanın hiçkimseye faydası yok. ArkadaÅŸlarla moral seviyeleri hep eÅŸitlenmeli kritik durumlarda -tıpkı birleÅŸik kaplarda olduÄŸu gibi-.
Arkadaşımın dediÄŸi bir söz aklıma takıldı o gün. “Objektif olma, yanımda ol!” dedi dostum. Objektif olup yüzleÅŸmesi gereken gerçekleri onun önüne yığmak kolaydı o durumda fakat onun da dediÄŸi gibi bu tarz bir durumdaki kiÅŸinin istediÄŸi ÅŸey gerçekler deÄŸil arkasında dersteÄŸini hissedebileceÄŸi arkadaÅŸlarıydı.
Kendimi çok kötü hissediyorum bir dostumu yıkık gördüğüm zamanlarda. Ama daha da kötü hissetmemin sebebi ise ağzımdan teselli olacak sözlerin dökülememesi. Ya susuyorum o anlarda, yada en duymak istemedikleri gerçeklerle yüzleştiriyorum onları. Defalarca oldu bu durum ve defalarca sustum ben. Yukardaki başlığın yanındaki 7 de bu olayların çokluğunu belirtiyor zaten.
Ama “Objektif olma, yanımda ol!” lafının tam olarak manasını ise bu hafta yaÅŸadığım bir olay bana bildirdi.
Duymayı istemediğim bir haber, yaşamayı istemediğim bir olay, düşmek istemediğm bir pozisyon gerçeklerin hiç de merak edilecek şeyler olmadığını anlamama sebep oldu.
Ve yanında olmasını beklediğin dostlarının sadece susmasının -ne diyeceklerini bilmediklerinden bile olsa- da nasıl bişey olduğunu gördüm-hissettim büyük ölçüde..
Not:Belki konuşamıyorum sizin hüzünleriniz karşısında ama bilin ki hepiniz için üzüldüm, üzülüyorumda.







