başka türlü

ellerini ver umudum olsun
sevgi, öfke gibi genel isimler verdiğimiz duyguların alt kategorileri olmalı bence. hani renklerin nasıl tonları varsa onların da farklı isimleri olan alt grupları olmalı. zaten var diyorsanız sorun yok. çünkü ben de olduğu kanısındayım. bundan bahsediyorum çünkü son zamanlarda yaşadığım bi duygunun diğerlerine benzemediğini fark ettim.
biraz canım sıkıldı geçen hafta. daha doğrusu üzüldüm. ama ne kitabımı kaybetmiş gibi üzülmüşüm, ne de çok çalıştığım sınavdan düşük almış gibi.. sanki bir baba gibi hissettim kendimi. bunun nasıl bişey olduğu hakkında hiç fikrim yok ama bazen insana rüyasında falan da olur aynısı. hani hiç yemediğin bi yemeğin tadı gelir ağzına, hiç gitmediğin bir yerde bulursun kendini, bilmediğin dillerde konuşursun vb.. bende üzülse üzülse bir baba üzülür bu şekilde diye biliverdim hemen duygunun asıl sahibini.
duyduğum, okuduğum şeyler boğazımdan zorla geçiyordu.. sert bir içki gibi yakarak.. evladı tarafından reddedilen bir babanın herşeye rağmen içi nasıl sızlayacaksa yavrusunun kötü haberini aldığında benim solumdaki sızı da en orjinal kopyasıydı onunkinin.
ve şu çok açıktı: aynı an’da birsürü insan mücadele içindeydi yeryüzünde. bir saatte biz sadece kendi hayatımızı yaşarken dünya üzerinde milyarlarca hayat yaşanmaktaydı. çoğunun da birbirinden haberi yoktu. biz mışıl mışıl uyurken yatağımızda kaç tanıdığımız dibe vurmuş, kaç tanıdığımız da hayatlarının en güzel gününü yaşıyordu acaba?
başkasının zor bir dönem geçirdiğini bilmek hem ‘hayatın sadece seni zorlamadığını’ gösterdiğinden rahatlatıcı, hem de ‘sevdiğin bir dostuna yardım edememenin çaresizliğini yaşattığından’ can sıkıcıydı. seçtiğin role göre değişiyordu hissettiklerinde. ister eski sevgili falan olup kininizi beslersiniz başkalarının çıkmazlarından, isterseniz de bir babanın yavrusunu herşeyden sakınan tavrını takınıp içiniz burulur onun zor zamanlarında…
hangisini seçerseniz seçin ikisi de kaybetmiştir sonuçta. ama birisi yaşadıklarından ders almış ve artık kaybetmekten vaz geçmiştir, diğeri ise sonuna kadar aynı yolda gitmeye kararlıdır.

gayet arabesk bir şekilde bağlamak gerekirse: