2006ya veda ederken

bu sabah uyandığımda, pazar programlarında yavaş yavaş geride bırakmaya hazırlandığımız yılın magazin olaylarının özetlerini izledim biraz. “bir yıl boyunca çok konuşulan ve gündemi epey işgal eden olaylar bunlar” diyordu spiker anlatırken. ama ben birçoğuna yabancıydım bu olayların, hatta kahramanlarını bile tanıdığım söylenemezdi. acaba hayattan kopuk mu yaşıyorum ben diye kendimi sorguladım bu yabancılığımı fark ettiğimde ama bu durumu magazinle çok fazla ilgili olmamama bağlayıp kestirip attım çok uzatmadan. anlatılanlara göre dolu dolu geçen bir yılmış 2006. ve ben de hemen aynaya bakıp kendim için 2006 da neler olduğunu, bu yılı nasıl geçirdiğimi sorguladım. tam bir sonuç çıkaramadım unutkanlığımdan dolayı (önemsemediğim şeyleri şaşılacak kadar kısa sürede tamamen unutabiliyorum). ama 2006 ya dair genel bir yorum yapmam gerekirse ilk yarısı güzel ikinci yarısı hafif limoniydi. biraz daha detaya inersek genel olarak ocakları pek sevmem ve ne yazık ki nasıl başlarsa öyle gider gibi bir durum söz konusu hayatta. fakat ocak ayının bu olumsuzluklarını arkasından gelen (benim için önemli insanların doğumgünlerinin arka arkaya sıralandığı) şubat çok güzel bir şekilde yok ediyor bende. bu sene de böyle oldu. ocak üzdü. şubat güldürdü mart ne olduğunu bilmeden geçti. nisan ve mayısta bahar geldi çevreme ardından da yüreğime. kelebeklere özenip kanatlandı ruhum. arkasından haziran geldi. sıkıntılı zamanlarımdan birisi finaller, okulun son günleri, gitmeden güzel bişeyler yaşansın diyerek sonlara sıkıştırılmış bir aşk. ardından ayrılıklar yaz tatili normalde içinde bulunduğum rehavetten daha fazla bir rehavetli günler. temmuz yine önemli aylardan birisi doğumgünleri, partiler, özlenen dostlarla yapılan ilaç gibi görüşmeler. ağustos ev arama telaşıyla geçti. eylül – ekim artık yazın son günleriydi benim için. kasım aralık ise yeniden okul ve rölantideki bir yaşam. böyle bir yıldı işte 2006. ama şunu söyleyebilirim ki daha sorumsuz, daha uykucu, daha rahat, günlerimi yaşadım bu yılda. hiçbirşey yapmadan geçirdim zamanlarımı o yüzden dişe dokunur hiç birşeyim de yok anlatabilecek ama gapyear nedir deseler bana bu yılımı örnek olarak gösterebilirim.
ve artık bitti…
güle güle 2006